
DÖRTÇELİK ÇOCUK HASTANESİ ÇOCUK HEMATOLOJİ POLİKLİNİK DOKTORUNUN MESAJI
Hematoloji polikliniğimizin amacı, çocukluk çağında gözüken kan hastalıklarının sebepleri, erken tanısı, tedavisi ve önlenmesi konularında araştırma yapmak, hastalara erken tanı, tedavi ve koruyucu tedavi hizmetleri vererek sağlıklı nesiller yetişmesine katkı yapmak ve gerektiğinde danışman hizmeti vermektir. Ülkemiz yüksek bir doğum hızına ve büyük bir genç nüfusa sahiptir. Tüm gelişmekte olan veya az gelişmiş ülkelerde olduğu gibi ülkemizde de demir eksikliğine bağlı kansızlık en sık görülen hastalıktır. Büyük oranda bilgisizliğe bağlı yanlış beslenmeden kaynaklanan bu durum, ilk yaşlarda beyin gelişimini olumsuz etkilemesi, eğitim çağındaki 7–18 yaş arası çocuklarımızda ise akademik performansı azaltması nedeni ile önemlidir. Demir eksikliği, hematologlara başvurmaya gerek kalmadan, birinci basamak sağlık hizmetleri ile önlenebilir. Çocuklardaki kan hastalıklarının önemli bir bölümünü KALITSAL KAN HASTALIKLARI oluşturmaktadır.Toplumumuzda hala akraba evliliğinin yüksek oranlarda görülmesine bağlı olarak başta Akdeniz anemisi olmak üzere birçok irsi anemi, ilik yetmezlikleri, kanama bozuklukları sık görülmektedir. Bu tip irsi kan hastalıklarında erken tanı, uygun tedavi ile sakatlıklar ve ölümler azaltılabilmekte, aileye genetik danışma verilerek bu hastalıkların toplum üzerindeki yükü azaltılabilmektedir. Çalışma azim ve şevkimizin desteklenmesi bu amaçlarımızı gerçekleştirmemize katkı sağlayacaktır.
Çocuk Hematoloji Polikliniği
Uzman Dr.Elif GÜLER KAZANCI
Çocuk Hematoloji Polikliniğinde verilen tıbbi hizmetler
Polikliniğimizde ilk dönemde tanısı gerçekleştirilen hastalıklar: Çocukluk çağı kansızlıkları, hemofili ve diğer pıhtılaşma bozuklukları (trombosit hastalıkları), lösemiler, histiositozlar (langerhans ve hemofagositik lenfohistiositozlar). Tedavisi uygulanan hastalıklar: Çocukluk çağı kansızlıkları, hemofili ve diğer pıhtılaşma bozuklukları ve trombosit hastalıkları (İTP , Glansmann Hast).
1. Haftanın her günü saat 9.30 – 15.00 arasında poliklinik hizmetleri verilmektedir.
2. İlk kez Hematolojiye sevk edilen hastalar aynı gün muayene edilmektedir.
3. Malin olmayan hematoloji hastaları hematoloji bölümüne yatırılarak izlenmektedir. Perşembe günü talasemi hastalarının aylık transfüzyonları yapılmaktadır.
4. Hematoloji servisinde gerçekleştirilen hizmetler: Kronik transfüzyon alan hastaların aylık transfüzyonları (Akdeniz anemisi gibi), ayaktan kemoterapiler ve diğer tedaviler (Hemofilide faktör uygulamaları gibi)
5. Genetik geçişli kronik hematolojik hastalıklarda (Akdeniz anemisi gibi) ailelere genetik danışmanlık verilmekte olup hasta ve yakınları yayınlarla bilgilendirilmektedir.
6. 2010 yılında aileler için düzenlenecek Hemofili ve Talasemi Eğitim seminerleri
7. 2010 yılında hastanemiz ve il içindeki hekimlere yönelik Hemofili ve Talasemi Eğitim seminerleri
Poliklinik çalışanlarımız:
Uzm. Dr. Elif GÜLER KAZANCI
Hemşire: Leyla HELVACI
Sekreter: Betül AYTEKİN
HASTALARA BİLGİLER
1.Soru: Kansızlık nedir?
Cevap: Alyuvar kitlesinde veya kan hemoglobin seviyesindeki azalma anlamına gelir. Kan sayımı değerleri çocuklarda yaşa göre değişebilir.
2.Soru: Çocuklarda en sık görülen kansızlık tipi nedir?
Cevap: En sık kansızlık sebebi demir eksikliğidir. Bunu akdeniz anemisi taşıyıcılığı, enfeksiyonlara bağlı kansızlık, veya diğer vitamin eksiklikleri izler. İrsi nedenlere bağlı kansızlıklar akraba evliliklerine bağlı olarak ülkemizde sık görülmektedir.
3.Soru: Demir eksikliğine bağlı kansızlık hangi yaşlarda görülür?
Cevap: Çocuğun hızlı büyüdüğü erken çocukluk döneminde kan yapımı için daha fazla demire ihtiyaç vardır. Anne sütü ile beslenmenin kesildiği veya ek gıdalara geçişin olduğu 6.aydan 2 yaşına kadar olan dönem riskli dönemdir. Daha ileri yaşlarda ise ergenlik dönemindeki kız çocuklarında düzensiz adet sikluslarına bağlı kansızlık gelişebilir.
4. Soru: Anne sütü alan bebeklerde demir eksikliği gelişir mi?
Cevap: Anne sütündeki demir, inek sütüne göre daha iyi emildiğinden biyolojik yararlılığı daha fazladır. Bu nedenle saf anne sütünün verildiği ilk 6 ayda demir eksikliği gelişmesi beklenmez.
5. Soru: İnek sütü demir eksikliğine yol açar mı?
Cevap: İnek sütü birkaç yoldan demir eksikliğine neden olabilir. İçerdiği protein nedeni ile barsaklarda gizli kan kaybı ile barsaklardan demirin çok az emilmesine veya hiç emilmemesine yol açarak demir eksikliğine yol açabilir. Bu nedenle çocuklar 1 yaşını doldurmadan inek sütü verilmesi tavsiye edilmez.
6. Soru: Akdeniz Anemisi nedir ?
Cevap: Vücudumuza oksijen taşıyan hemoglobin maddesinin yapımında azalma ile seyreden bir irsi hastalıktır. Anne veya babadan birisi taşıyıcı ise çocuklarının taşıyıcı olma olasılığı %50 dir.
Taşıyıcılarda hafif kansızlık ve bazen solukluk dışında belirti yoktur. Kan sayım sonuçlarına bakılarak taşıyıcılık tahmini yapılabilir ancak kesin tanı için hemoglobin tiplerinin miktarının ölçülmesi gerekir.
Hem anne hem baba taşıyıcı ise çocukları %25 olasılıkla hasta, %50 olasılıkla taşıyıcı, %25 olasılıkla sağlam olur. Akdeniz anemisi olan hasta çocukların hemoglobin değeri genellikle çok düşüktür, normal büyüme ve gelişmelerini sağlamak için kan nakli yapmak gerekir. Bu nedenle taşıyıcılığın evlenmeden önce belirlenmesi gerekir. Sağlık Bakanlığı talasemi taşıyıcılığı testini evlenecek çiftler için zorunlu kılmaktadır.
7. Soru: Boyundaki bezeler tehlikeli midir?
Cevap: Çocukluk çağında boyunda bezelerin ele gelmesi normaldir, ağız boğaz yolu ile vücuda giren mikroplara karşı vücut kendini savunurken bezeler büyür. Enfeksiyon sırasında bezelerin hacmi artar enfeksiyon geçince küçülür. Genellikle 7 yaşına kadar çocukların çoğunda boyunda beze bulunur, daha sonra yavaşca küçülür. Beze içine mikrop yerleşirse ağrı ve kızarıklık olur.
Enfeksiyon ve ateş olmadan aniden ortaya çıkan, boynun arka ve alt taraflarına yerleşmiş, sert kıvamda, ağrısız, giderek büyüyen, bilhassa halsizlik solukluk vücutta morluk gibi belirtilere eşlik eden bezelerin hekim tarafından incelenmesi gerekir.
8.Soru: Çocuğumda lösemi olabilir mi?
Cevap: Lösemi genellikle halsizlik, çabuk yorulma, vücutta mor lekeler, iyileşmeyen ateşli hastalık, boyun ve koltuk altında bezeler, kemik ve eklem ağrısı gibi belirtilerden biri veya birkaçı ile kendini gösterir. Tanı muayene, kan sayımı ve kemik iliği incelemesi ile konulur. Ancak löseminin tipini ayırdetmek için ileri laboratuvar testleri yapılması gerekir.
9.Soru: Lösemi tedavi edilebilir mi?
Cevap: Lösemi % 70-80 oranında tedavi edilebilir ve çocuklar lösemiden kurtulur. İlaçlar başlangıçta hastanede yatarak verilir, daha sonra evde devam edilir. Yüksek riskli veya tekrarlayan hastalara ilik nakli gerekir.
10. Soru: Burun kanamaları normal midir?
Cevap: Çocuklarda burun kanamaları sık görülür ve pıhtılaşma bozukluğunun belirtisi olabilir. Ancak, sinüziti veya allerjik nezlesi olanlarda altta bir pıhtılaşma bozukluğu olmadan da burun kanaması gözükebilir. Sık tekrarlayan veya hastaneye başvurmayı gerektiren burun kanamalarının incelenmesi gerekir.
11. Soru: Ergenlikte aşırı adet kanaması ve demir noksanlığı varsa ne yapılmalıdır?
Cevap:Bu durum altta yatan bir pıhtılaşma bozukluğunun ilk belirtisi olabilir. Bilhassa, demir noksanlığına yol açan aşırı adet kanamasının ( > 6 gün ) pıhtılaşma bozukluğu yönünden incelenmesi gerekir.
|
İMMÜN TROMBOSİTOPENİK PURPURA
İTP NEDİR? TROMBOSİT NEDİR? NE İŞE YARAR? NORMAL DEĞERLERİ NEDİR? Trombositler (kan pulcukları) kanın en küçük hücresel elemanlarıdır. Kemik iliğinde megakaryosit adı verilen dev hücreler tarafından yapılırlar. Trombositler, kanamanın durdurulmasında rol oynarlar. Kanama bölgelerinde birbirlerine yapışarak bir tıkaç oluştururlar. Normalde kanın 1 mm3’ünde 150.000-400.000 adet trombosit vardır. Trombosit sayısının 150.000/mm3’ün altında olmasına trombositopeni (trombosit düşüklüğü) denir. Trombosit sayısı azaldığında birbirlerine yapışmaları ve yeterli bir tıkaç oluşturmaları zorlaşır, buna bağlı olarak özellikle darbelerden sonra kanamalar uzun sürer. İTP’DE NEDEN TROMBOSİT SAYISI AZALIR?
İTP HASTALIĞI NEDEN ORTAYA ÇIKAR? İTP TANISI NASIL KONUR? İTP NASIL TEDAVİ EDİLİR? İTP TEDAVİSİNDE KULLANILAN İLAÇLARIN YAN ETKİLERİ/ ZARARLARI NELERDİR? SPLENEKTOMİ NEDİR? ZARARI VAR MIDIR? İTP HASTALIĞI BULAŞICI MIDIR? İTP’LİLERDE BAŞKA HASTALIKLARA YAKALANMA SIKLIĞI ARTAR MI? İTP KİŞİNİN ÖMRÜNÜ KISALTIR MI? İTP’Lİ HASTALARIN DİKKAT ETMESİ GEREKEN DURUMLAR NELERDİR?
TALASEMİ NEDİR?
|
|














